Hz. Mevlânâ’ya göre ölüm nedir ? Niçin ölümden korkarız ?

Kim ölümü Yûsuf gibi güzel gördü ise, canını ona fedâ etti. Ölümü kurt gibi görüp korkan ise sapıttı doğru yoldan çıktı.

Ey Oğul; herkesin ölümü kendi rengindedir. İnsanı Allah’a kavuşturduğunu düşünmeden, ölümün gerçek yüzünü bilmeden, ölümden nefret edenlere, ölüme düşman olanlara, ölüm korkunç düşman gibi görünür. Ölümün hakikatını bilip, ona dost olanların karşısına da ölüm dost olarak çıkar.

Ayna beyaz yüzlü kişinin karşısında hoş beyaz renklidir. Siyah bir zencinin karşısına da simsiyahtır.

Ey ölümden korkup kaçan kişi, işin aslını, sözün de doğrusunu istersen, sen ölümden korkmuyorsun, aslında sen kendi kendinden korkuyorsun.

Çünkü ölüm bir aynadır. O aynada görüp ürktüğün, korktuğun da ölümün çehresi değil, senin kendi çirkin yüzündür. Sen kendi çirkin âmelinden, kendi çirkin yüzünden korkuyorsun.

Çünkü senin rûhun bir ağaca benzer. Ölüm ise o ağacın yaprağı gibidir. Her yaprak ise ağacın cinsine göredir.

O yaprak iyi ise de, kötü ise de, senin ağacından senden bitmiş çıkmıştır. Nasıl ki hoş olsun veya olmasın, senin gönlüne gelen her hâyal, her düşünce senden, senin kendi varlığından gelmiştir, ölümü de aynen bunun gibi bil.

Eğer sana bir diken batmış ise, bu dikenle yaralanmış isen, o dikeni sen kendin dikmişsindir.

Eğer ipekli hoş elbiseler içerisinde isen, o kumaşı da günün birinde sen kendin dokumuşsundur.

Sen ölümün hoş yüzünü de, çirkin yüzünü de kendi yüzünde, kendi işlerinde ara. Bunca sözün özü şu ki: Sen ne isen ölümde odur. Korkacaksan sen kendinden kork.

Zilâl sûresi 8 : Biz kimseye zulmetmeyiz herkes kendi elinin ettiğini çeker. mevlana_6_by_obieglad


Leave a Reply